siirler

ekin; filizken, rüzgara keyfince eğilir.. başak bağlayınca, emeğin kudretiyle rüzgara diklenir idi… yüreğim; gençken, aşka keyfince eğilir.. nasır bağlayınca, emeğin...
ne güzeldi O ESKİ İSTANBUL minareleri vardı kuleleri vardı ne güzeldi O ESKİ İSTANBUL camları dardı sokakları dardı ne güzeldi...
sevgi, gülün kokusunda… kelebeğin kanadında… sevgi, günün şafağında… akşamın alacasında… sevgi, ellerin kucağında gözlerin buğusunda… sevgi, almadan verenin verince gülenin...
maviler ”-dinlendirir…” derlerdi… ben de dalar giderdim göklere denizlere… oysa onlar bile bazen delirirdi şimşeklerle köpüklerle ben hallerini sormuyorum diye…...
gecenin nemleri düşmüş yapraklara çiğ demişler adına soğuk altında kıyım kıyım güneş üstünde iri kıyım oysa o hala inadına bağırmakta...
Sen, Damla damla düş Bulutların arasından Saçlarımın arasına Yeter ki… Parmaklarımla arar Bulurum seni Sürerim dudaklarıma İçin içe tadarım seni…...
cemre, havaya düştü dediler.. sonra da asılı kalmasın diye ayaklarından çektiler…. cemre, suya düştü dediler.. sonra da boğulmasın diye ellerinden...
önce, yollar genişledi otomobil üreten fabrikalar çoğaldı diye… sonra da grevler ertelendi fabrikalarda üretim durmasın diye…. önce, kaldırımlar daraldı insanlar...
ömürler, yıllara sığmasın yıllar durmasın artsın… yıllar, mevsimlerde kalmasın mevsimler dönsün çağlasın…. mevsimler, aylara sıkışmasın aylar hep birbirini kovalasın… aylar,...
sıkıntı artık beni hiç sıkmazdı zira sizin gibi candan dostlarım vardı… acı artık beni hiç yakmazdı zira sizin gibi kırağı...
bir bir yıldızları toplarsın avuçların incilenir oysa gözlerin güneştedir ellerin yetmese de üzülme sakın o zaten gönlündedir bu alem öyle...
öyle bir çiçektin ki sen; sıcaktan bozulmaz, soğuktan donmaz, keyfince açardın tüm keyifsizliğe inat ”aşk” derlerdi adına ne kadar can...
dilekler tuttum yağan yağmurlardan damlaya damlaya göl oldular avuçlarımda sırılsıklamdım artık yarimin o haz dolu bakışlarında… dilekler tuttum açan çiçeklerden...
okuyamam! uzun şiirler gerer beni bir bakar geçerim gözlerim söyler her şeyi… ah yarim ah bir bak gözlerime anla her...
diledim bir el bekledim belki uzanır diye karanlığın en ücra köşesine kimse duymadı sanki kımıldamadı bile oysa kentsel yönetimler taştan...
meyveler çiçek açar; bir sis bir soğuk bir sıcak rüzgar dokunur hemence keyifleri kaçardı… gönüller çiçeklerini açar; bir söz bir...
kim demiş ki bülbül gülsüz gül dikensiz olmaz diye açar solar kimi güller bülbüller kendinden bihaber… öter gider kimi bülbüller...
Ateşe Yön veren Rüzgarlardı Saçların gibi Kokuların gibi Yanardı yüreğim Orman yangınları gibi Nefesin yüzüme Sesin yüreğime değince Sönerdi kendi...