Çıkıp şu dağlara şöyle yaslanıp, İçimde ne varsa dökesim gelir.. Koklamaya kıyamazken gülleri, Köklerinden bir bir yolasım gelir… Hep bekledim...
siirler
ne zor şeydi seni bağımda görmek bülbüller kıskansa bile seni güllerden önce dermek… ne zor şeydi seni yanımda görmek ozanlar...
senden kaçıyordum yağmurdan kaçar gibi koşarcasına, bir damlayla vurdun beni alnımın ortasından düşürdün ayağına paspascasına! senden kaçıyordum güneşten kaçar gibi...
bir dünyaydım ben bir gülüşünle değiştirdin beni sen… gülüşün gözünden miydi? yoksa! gönlünün içinden mi? belli değildi… kök saldım söğüt...
aşkım, seni arıyordum çayırlarda kırlarda sanki kelebekler gibi uçarcasına otlar ayaklarımda rüzgar saçlarımda kuşlar parmak uçlarımda amma velakin aklım başımdan...
Ne olursa olsun dönmem sözümden Kini ve nefreti sildim özümden Dostluğa sofrayım özüm çözümden Yeter’ki sevgiye Tanık olalım Darılmak niyedir...
yağmurum, artık sen bile haberli geliyorsun bazen günlerce önce bir haber bülteninde spikerin diliyle bile… oysa, ben, hep habersiz gelmeni...
ben hep seni beklerdim gel ruhuma gir diye ben hep senden isterdim içimde delice esmeni fırtınalar koparıp beni dümensiz sürüklemeni…...
ADEM, Biraz eski de olsa.. HAVVA, O’nun kaburgasından da olsa… İkisi de Çok ürkek ve çekingendi…. Üstelik de çıplaktı.. Onların...
EY benim aşkım Öyle bir sandaldın ki sen; Küreksiz, yelkensiz Limansız… Üstelik, Yönsüz ve de dümensiz…. EY benim aşkım Öyle...
aşkım, ciğerimin içinde nefeslerimde saklı alsam sen…versem sen… iç çekmelerimde bin ah etsem kar etmez yine aşkım, dudağımın ucunda öpüşlerinde...
kollarımı açarak seni bekledim ki sen, süzüldün kollarımdan koynumdan önce direkt ruhuma girdin… gözlerimi kapattım seni düşledim ki sen, süzüldün...
Sen, Ağzımda Sütlü-kahveli Bonbon gibisin…. Dilim sana Sen dilime dolanıyor Tadın damağıma karışıyor Usul usul eriyor Kanıma… Sonra da kalbime…...
sen, uzaklardayken… ben, şarkılar dinler şarkılar tutardım belki seni anlatır belki de sana varırlar sanırdım… sen, uzaklardayken… ben, şiirler yazar...
seni özlediğimde şarkılar söylemek isterdim… Napoli’de napoliten Endülüs’te flamenkodan ya gitarın tellerinde yüreklerimizi, ya dansımızın ritminde vücutlarımızı titreterek ki de…...
Dinle OĞUL beni kulak ver bana Sakın sözlerimi atma yabana Dost ile düşmanı ayırt et tanı Her yüze gülene güvenme...
gönlüm, asude bir denizdi seni görene kadar fırtınalar kopmuştu sen güldüğün zaman… gönlüm, senden önceleri dalga nedir bilmezdi dalgalar kudurmuştu...
AŞK Sen neredeydin? Bir nehir kenarında; Koyu yeşil oynaşan gölgelerde mi? Şırıl şırıl akan parıldayan sularda mı? Yoksa Gecelerin göğünde...