yalnızlık

Sen yoksan ne kalır geriye yaşanacak ne mevsimler, ne baharlar, ne çiçekler açacak ne de rüzgârlar, hiçbir haberi taşımayacak Sen...
Yorgun bir günbatımında adını koyamadığım derin bir vadiydi sevdan ve bilinçsiz değildi hiç birşey rüzgârlarla şekillenmemişti yüreğimin sana tutsak olan...
Salıverdim kendimi esen rüzgârlara her seferinde sana savurdu küllerimi ey aşk! oysa unutmuştun beni zamana yenik düştüğüm lal bir gece...
bahar toprağın dirilmesi ise; doğumlarda bir başkasının yeniden yaşama dönmesi… gözlerden akan yaşlar, büyük bir keder ise; gülücükler bayram… bazıları...
Yoksun diye üzülüyorummu sanıyorsun?? Yok öyle bir şey. Hatta mutlu bile sayıla bilirim… Tamam bir yanım eksik, Birazda kırık kalbim....
Aslında hiç kimse yalnız değildir sevgilim öyle bir an geliyor ki insana yalnız dolaşmak istiyorsun, ıssız sokaklarda.. İsyan edercesine haykırmak...
Şehrin bir ucundan seyrederken seni, Kapandı ışığın, söndü bir mum gibi, Gönülden gelmelerini özlüyorum şimdi, Gece yarısı kaçışlarımızı, Oturduğumuz parkları,...
gecelerim uykusuz aklımda gözyaşım ben ise yorgunum. dumanlı dağların ardında soğuk bir beden sanki gülümsüyordu ölüme. seslendim hey hayat niye...
Gün ışığı doğmaz bu gecemede, Biliyorum bu sabahta sen olmayacaksın Ne yanımda ne sağımda nede solumda… Sensizlik başıma vuracak yine,...
Umursamaz ruhunda sevgi kırıntıları var, Varsayımlarda dolaşıyorsun hala neden? Tenine giydiğin mimiklerin bile dalgın Gözlerinde solgun bir sen varsın neden?...
Sensizliğin acısını, gel de gönlüme bir sor. An gelir buz kesilirim, bazense olurum kor. “Ayrılık ölümden beter” derler gönlümün sultanı....
Ağırdır yaşanmışlıkların ya sırtında, Yine de korkmadan, bir bahane daha Arar durursun soluk soluğa, Bir nefesi daha yetiştirebilmek için yarına…...
Hayat dediğin şey; Yalnızlıktan gelen evlenme teklifine, Başın önünde evet demektir bazen… Katolik nikahı kıymış gibi..… Ölene dek yalnız.… Ölene...
Yazılmayı bekleyen kaç şiir var ve kaçıncı şiirsin sen bilmiyorum. Kalemim kırık, nice cümleler beklerken yazılmayı ve susarken ellerim şiire,...
Karanlığı seçtim Aydınlığı değil… Yalnızlığı seçtim Seni değil… Ağlamayı sevdim Gülmeyi değil… Kahkahaya yabancıyım Susmalara da aşinayım… Sen gittiğinden beri...
Nasıl olduğuna bakmadan,yüreğine öyle masum ve içtendi sevgim.. Nasıl bebeğin ellerini tuttuysam Bir o kadar incitmekten korktuysam Öyle tutkulu sade...
Ne olur sevdiğim yalnız bırakma beni,, korku dolu gecelerde uykum oluyor firari,, sesizlik, sensizlik ürkütüyor beni,, zamansız sevdalar yakalar yüreğimi...
Ben küsünce aşka, aşkta bana küsmüş Sakız etmem kendimi el âlem diline Ümidim kalmasa ve de mecalim Bu aşkı ben...