Öyle bir sıkıntılı gece ki, Her şey yokluğuna gebe, Doğum yaptıramıyor bile en mahir ebe. Öyle bir uzun ve sıcak...
yokluğuna
Meğer bir sevdaymış, gözümde tüten Senin hasretine, dayanamadım Beni bu hallere, gönül düşüren Senin yokluğuna, alışamadım.. Bir sevda ateşi, yandı...
Bir bakıyorum varsın Bir iç geçiriyorum hani yoksun gülüm Dünyama serap olup akmışken Anladım ki varlığınla, yokluğun zulüm Ne varlığın...
Seni öyle çok özledim ki Bir gün olsun unutamadım seni Ciğerlerim parça parça oldu Yıllardır yokluğuna alışamadım Adını duyduğumda Akıyor...
Şimdi yürüyorum anılarımda. Dolaştığım bildik sokaklar. Ama o eski ev yok artık. Alışamadım artık olmuyor. Şimdi geziyorum baka baka. Yok...