bir elim vardı, bir de yüreğim… sana uzattığımda avucum sıkıca kapalıydı… ve şıpır şıpır kan damlıyordu… Fikret Turhan-Yalova, 23.05.2014
Kısa Şiirler
yüreğim yaralıydı… içim için için kanıyordu… sevdadan… gözlerim yaralıydı… yaşlarım acı acı damlıyordu… cefadan… sözlerim yaralıydı.. dilim kan ağlıyordu… yokluğundan…...
yalnızlığın hüznü gecenin karanlığından önce yüreğime, bir kara bulut gibi çöktü… oysa.. onu görecek gözüm yoktu..! Fikret Turhan-Yalova, 08.05.2014
bir kelebek ki… dokunsan, kanatları sanki toz gibi savrulacak… baksan, şaşar kalırsın üç günlük ömrünü nasıl taşıyacak…. anlasan, o kelebek...
bir yol vardı… o’nu kimler açmıştı… kimler aşmıştı belli değildi… sen yola düştüğünde kaderin içindeydi. o’nu öğrenmen için. gitmen gerekti.....
içimde; öyle bir sevda vardı ki yüreğime sığmayan… damla damla gözlerimden damlayan… yanaklarımda bile benden kolayca ayrılamayan… dudaklarıma varınca tuzunu...
bu geceyi hafızama kazımak istiyorum seni her zaman bu odada hep yanımda tutmak istiyorum tadını dilimde saklamak dudaklarının arasında fıdıldaşan...
ellerin, sanki bir tablo… saçların da tuvali… gözlerin, sanki güneş tutulması… gözlüklerin de camın islisi… oturuşun, sanki bir sanat eseri…...
düş bahçelerinde bir kuytu köşedeyim nerede unutmuş olabilirim gülüşlerimi eyyy gönlümün yarası kirpiklerinde asılı dar ağacında idam ettim çıkmazlarda sürüklenen...
tatlı tatlı bir meltem esiyordu senden bana doğru… dudaklarının kenarında oluşan… küçük küçük dalgalar sanki bana bir şeyler anlatıyordu… Fikret...
perdenin aralığından sızıyordun… yaz’a dönen güneşim, beni mi arıyordun? … açtım perdemi… gösterdim yüzümü, söyle bakalım beni tanıyor muydun? …...
içimde… neler kurmuştum neler… seni gördüğümde dilim, tutulmasaydı eğer… hepsini söyleyecektim birer birer… Fikret Turhan-Yalova, 09.04.2014
aramız düzelmişti yada ben öyle sanmak istiyordum son zamanlarda bizi gerçekten özlüyordum her geçen gün yeniden ama yeniden bana seni...
gözlerim, ”şöyle…” der gibiydi… sözlerim, ”böyle…” bir de gönlüme sorayım dedim… o da dedi ki; ”şöyle-böyle…”…! Fikret Turhan-Yalova, 30.03.2014
sevgiye; renk veren.. içine koku süren.. dikeni de dalına diken… adına ” gül ” diyen, RABBİMSE… ben ”gülmeye ” razıyım…...
yavaş yavaş kendi içinde hayaller kurmayı öğrenmiştim kafese kapatılmış gibi çırpınan sayısız düşüncelerime daldım senin kaçamak tek bir bakışınla kalbim...
gözünde, bir katre yaşın beni dağlardı… sen ağladıkça, yüreğimde yağmurlar yağardı… yüzünde, bir küçük gülüşün beni sarardı… sen bana baktıkça...
aşkın, bir damlası bana yeterdi… yeter ki.. o damla, düşeceği yeri bilseydi…! Fikret Turhan-Yalova, 25.03.2014