Kısa Şiirler

eski akşamlar; gaz lambası ışığında ne kadar soluk olsa da… yüreğimizde, o kadar aydınlıktı… şimdiki akşamlar; spot ışıkları altında ne...
gözlerinde pişmanlığı okudum gözlerinde yalnızlığı içinde kopan isyanları tüm ruhunu saran korkuyu… Yeşim Çayırlı
gözlerim dalar, bakışlarım seni arardı… yüreğim daralır, atışlarım seni sorardı… aklım zorlanır, düşüncelerim beni boğardı… Fikret Turhan-Yalova, 14.03.2014
korku, dağları sarınca… kibir, aklı aşınca… ar, uzaklarda kalınca… ateşsiz de yanarmış insan…. kendini bir şey sanınca…! Fikret Turhan-Yalova, 13.03.2014
sen benim diğer yarımdın yıllar önce elimden tutup sonrada bırakmak zorunda kalan ben anılarında daima var olacağım ve sen hayatımın...
sırrım sendin… sen bile bilemedin… sırrım aşkındı…. ben bile bilemedim… seni bana sürdüm kendimi gördüm… kendimi sırra gömdüm aşkını gördüm…...
ay, güle vurduğunda… gözüm takılmıştı mehtabına…. gül, aya vurduğunda… gönlüm takılmıştı kızıllığına… ay ve gül, senden bana bir resim de...
ikiz de olsanız, boy pos aynı olmaz…! aynı kafada da olsanız, akıl fikir aynı olmaz…! insan da olsanız, din iman...
sırrı, cama sürmüşler aynalar yalan söylemez demişler… sırrı, cana gömmüşler gönüller doğrudan şaşmaz demişler… sırrı, sırra yüklemişler sırra kadem basıp...
gökyüzüne baktım, gözlerin vardı…. denizin ufkuna baktım, gözlerin vardı…. gözlerine baktım; nice bulutlar.. nice dalgalar… nice hareler… nice yareler vardı…....
gençliğimde, kışmış dinlemezdim yönümü rüzgara döner… düğmelerimi çözer… yağmuruna karına göğsümle diklenirdim… şimdilerde, rüzgara sırtımı döner… yakalarımı diker… yağmuruna karına...
aşk dolu bakan kederli gözlerinde gördüm sevda sözlerini dilinde dolandırırken ben zaten anlamıştım aklından geçenleri sıcaklığın sarmıştı tüm benliğimi ruhumu...
gök ve deniz, enginde… göz ve ses, gönülde…. sen ve ben, sevgide birleşir… ve yaşar gideriz… Fikret Turhan-Yalova 27.02.2014
eskilerde... karanlıklar düştüğünde soğuk kış geceleri şehirlerin üstüne… şehirler uyurdu solgun sokak lambalarında… arada bir çalan bekçi düdüklerinde… bozacıların çağırışlarında…....
gönül yanar… göz ağlar… gönül, damla damla kanar… göz aralanır… gönül yaralanır…. göz, damla damla ağlar… gönül dağlar… göz bağlar…...
gönül, sevgiyle büyür… dünyalara sığmazdı… beden, dünyaları yese bile asla doymazdı… Fikret Turhan-Yalova, 23.02.2014
gece miydi? karanlığı kendine seçen ve de yıldızları görünür eden… gece miydi? ayı kendine seçen ve de yakamozları suya seren…...
ateş miydi? dumanları çıkaran… yoksa… dumanlar mıydı? ateşi muştulayan… oysa… güneşti, ateşlerin en büyüğü… dünya ise onun küçük bir koru…...