"abdurr" Tarafından Eklenen Konular


Gök kubbenin altında Erenlerin tahtında Kara toprak altında Nice aşıklar gördüm Ya Hu deyince diller Zikre başlar bülbüller Çarpar yanık gönüller Zakir aşıklar gördüm Bunlarda olmaz hile Gönülden akar dile Ölüm ayırmaz bile Sadık aşıklar gördüm Varlık ile sevilmez Yokluğa hiç üzülmez Aşktan başka yol bilmez Abdal aşıklar gördüm Hakk'a varan yol bulmuş Nefsi bedenden kovmuş Varlığından soyulmuş Fani aşıklar gördüm Konya 20.11.2013 Abdurrahman Yıldız
Kırılsanda bükülme Sana hayran olayım Yeterki sen üzülme Yanıpta kül olayım Kalpten yar dedim sana Dertlerin gelsin bana Minnet değil bu cana Dermanın ben olayım Her zaman yanımda dur Üstüme gölgeni kur Muhabbetinle doyur Hep maşukun olayım Buzullar eriğince Coşup sele dönünce Pınarlardan dökünce Şelalen ben olayım Severim Allah için Maksuda varmak için Aç gönlünü ben için Orada mest olayım Norveç  19.10.2012 Abdurrahman Yıldız
Güzelliği görmek için Ta yürekten bakmak gerek Dilden akan sözler için İyi niyet te’vil gerek Gönül aynasıdır gözler Yürek yansıması izler Aşık olan aşkı özler Bu uğurda gayret gerek Denizlerde boğulmamak Sahralarda kaybolmamak Asl olandır ayrılmamak Zorluklara sabır gerek Güneş, ay ve yıldızlarda Dolaşmayın fezalarda Aradığın aşk bağrında Öz yurdunda bulmak gerek Geceler döndü gündüze Rahmet yağar üstümüze Vacip oldu dilimize Şükür Ya RABB demek gerek Norveç 28.08.2012 Abdurrahman Yıldız
Berivan   Bu yayla’nın havasında suyunda Ovaları, bayırları, dağında Binbir çeşit çiçeklerin balında Her birinde seni gördüm Berivan   İzin belli her karış toprağında Perde perde güllerin yaprağında O lezzetli ayran ve kaymağında Hem adın var, hem tadın var Berivan   Geceleri aydan aydındır yüzün Gündüzleri neşe saçıyor özün Sevdim desem bilmem varırmı sözüm Yüreğimi yaktın yıktın Berivan   Sabah erken kalkıp malları sağar Gün doğmadan aşkı gönlüme doğar Hasret olup pınarlarımdan yağar Göz yaşlarım görmezmisin Berivan?   Mavi gözler şimşekleri çakıyor Sarı saçlar rüzgarda el sallıyor Sanki gönlün bana, beni al diyor Peşinsıra koşturursun...
    Seni ilk gördüğüm anda Sanki melek’tin karşımda Girip dolaştın kanımda Ah o günler, ah o günler   Seni ilk gördüğüm anda Oturmuştun bir divanda Çıkmıştım kahve falında Ah o günler, ah o günler   Seni ilk gördüğüm anda Süslü tokalar saçında Bir kolye vardı boynunda Ah o günler, ah o günler   Seni ilk gördüğüm anda Sürme çekilmiş kaşında Kayb oldum gözün yaşında Ah o günler, ah o günler   Seni ilk gördüğüm anda Bir çocuk vardı yanında Yırtık çorap ayağında Ah o günler, ah o günler   Seni ilk gördüğüm anda Resm oldun gönül aynamda Sevdim...
    Ezelden ebede zaman akarken Ne garip olaylar gördüm bu yolda Kayb olmuş aşkını çölde ararken Leyla’dan Mevla’ya döndü bu yolda   Nakkaş tı Şirin’e gözü takıldı Gönülden gönüle yollar açıldı Dağları delerek engel aşıldı Aşkına Ferhat’ı gördüm bu yolda   İster köle olsun, isterse sultan Gönülün sevdiği, görünür tahtan Aşkına yok diyen Yusuf’a bühtan Zindanda mazlumu gördüm bu yolda   Mem ile Zin aşkı, dillere destan Beko’lar olmazsa, her yer gülüstan Aşkların vüslatı oldu kabristan Can feda aşıklar gördüm bu yolda   Keşişin kızına aşık olmuştu Keşiş sihir ile bunu bozmuştu Aslı’ya...
Yüreğe sığmayan muhabbet aşkı Deryaya dönüştü bendini aştı Vüslata hasretti ona ulaştı Gönülden gönüle aktık bu gece   Bitmesin bu gece sabah olmasın Parlayan yıldızlar akıp kaymasın Yeter ay ışığı güneş doğmasın Duamız icabet buldu bu gece   Çağlayan gönlüme kılıflar çekme Sevdim karanlığı diye zan etme Işığa hasrettim sakın zem etme Aşkımın güneşi doğdu bu gece   Hasret yağmurları akıp sel oldu Gözler gözlere bakıp şad oldu Gönüller mest olup diller lal oldu Rahmeti Rahman’a uçtuk bu gece   Konya 06.06.2012 Abdurrahman Yıldız
Masmavi gök yüzüne, benzeyen şu gönlümü Bulutunla kapladın, artık görmem önümü Ayaktayken tattırdın, kabristansız ölümü El açtım Yaradana, dilim gelmez lisana Ne dua, ne beddua, okuyamadım sana   Sandalla yüzüyorduk, açık durgun denizde Ne oldu bilemedim, mırıldandı genizde Bir anda alabora, kıyamet mazimizde Yıllarca beslemişti, bana karşı nefreti Yalan aşkların sonu, bu olur akibeti   Bülbülü beklemekti, tüm gayretim bu oldu Gönlümde açan güller, kargaya mekan oldu Yıllarım heba oldu, pembe düşler yok oldu Güneş tutulmasımı, niçin dünya karanlık? Özlemim mavi gökler, ışıl ışıl aydınlık   Konya 26.04.2012 Abdurrahman...
    Hayalin gözümde döndü dolaştı Hasretin gönlümü doldurup taştı Ayrılık çilesi takatı aştı Ne olur geri dön, acımı dindir Derdimin dermanı, bilki sevgindir   Ne gündüz, ne gece, geçmiyor zaman İsmini sayıklar dillerim her an Gönül laf dinlemez, kar etmez ferman Seni canımdan çok, severim hala Müjdeği beklerim, çıkmışsan yola   Senden gayri kimsem, yoktur bilirsin Yalnız seni sevdim, gönül perimsin Tahtını kurmuşum, can cigerimsin Taç giydirip sana, bakam sultanım Bu dünyada ancak sana hayranım   Günler  haftaları, aylar yılları Eritip yok etti, çaldı çanları Döktürdü gözlerden acı suları Gel diyorum son...
Pınara dönüşsün, tatlı dillerin Şarıl şarıl aksın, aşk-ı sellerin Açılsın gönlünde sevgi güllerin Aşığı celbeden, maşuğa yansın Gülüne konmayan bülbül utansın Gönlüne kök salmış Zakkum ağacı Sevmiyor diyede aşktan davacı Bulunmaz orada vüslatın harcı Sök onu, yerine, güller açılsın Gülüne konmayan bülbül utansın Virane gönüller baykuş yuvası Bülbülü bekleme konar karga'sı İsyanı terkedip takın ihlası Gülüstana dönsün aşkın uyansın Gülüne konmayan bülbül utansın Tevbeyle tutunup mürşid eline Allah'a yalvarıp sarıl ipine Yüreğin kapılsın sevgi seline HU dedikçe gönül gülzara dalsın Gülüne konmayan bülbül utansın Konya 24.03.2012 Abdurrahman Yıldız
Sayfa başına git