Siirler.Biz

alirizamalkoc

Ey oğul ! atandan, al öğütünü Gördüğün dost bilme, dara düşmeden Kimse kara bilmez, ayran –sütünü Sırtım sağlam sanma, zora düşmeden Virüs girmiş, muhabbettin...
Pirince yapışmış, beyaz taş gibi Toplumda gizlenen, ne sülükler var! Meyve diye, hasatta yekün tutan Sağlama ayrılmış, ne çürükler var ! Dokununca damarına köpürür Tüm...
Yaşar iken bilmeli, zamanın değerini Herkes kendisi vursun, nefsine eyerini Canlar Canân’ı bulsun, hissettirsin yerini Bakamazsın yüzüne, tabutun aynası yok Ölüm nasihat amma, ölene...
-oğula, oğullara, oğulverenlere – Vâsi atanırsa, hür iradene Aklını, fikrini çaldırma oğul Sorumluluğun var, can varedene Vazifen yaşatmak, soldurma oğul Hem dünyalık gözün, hem kalbî...
Söylenen bunca söz kalmış öğütte vefa; semtin adı "bile" değilmiş... Balık çıkmış, güneşlenir söğütte İnen yağmur küle,  "göle" değilmiş... Hani insan donup kalır ya...
Isırıp ısırıp kanatmak niye? İnsanoğlu başka birşey olmalı İki eli, iki ayak yetersiz İnsanoğlu başka birşey olmalı Hırsı vardır, duyguların önünde Yelkenlisi, rüzgârın ters yönünde Sürdüğü...
“Var!” denildi, ayak sürdük toprağa Hakk’ın divanına durmaya geldim Muhabbeti, su yürütür yaprağa O Kutlu Nebi’ye ermeye geldim Tebessümler sahte, bakış riyakâr Kimine zayiat, kimisine...
Kelimeler topladım ben yıllarca Mânâ yükledim de, şiire döndü Talihsiz bahtıma, kafiye koydum Nice çözülmezler, uğura döndü Söz harmanı, hazır ise hasada Bütün yollar, kapalıdır...
Tanıyasın Yaradan’ı her daim Üzerine farzdır, “boşlama” oğul! Halk içinde hizmetkâr ol canlara Tek kişilik hayat “düşleme” oğul! Kanmayasın, şu dünyanın süsüne Cazip görüntüsü, gümbürtüsüne Mevlâm...
Seyreyler kâinatı İnsan var, insancık var Bakışında sanatı İnsan var, insancık var Zerreden yaratılmış Enaniyet katılmış Ünvanla parlatılmış İnsan var, insancık var Yutar her daim gâmı Cennettedir makamı Ders eylemiş...
Söktüğü cihazdan vida artıran, Çömez usta gibi şaşkınım dostlar İnsanlık yaralı, yoğun bakımda Duyulmaz sesimiz, küskünüm dostlar Türkü dersen, türkü yaktık yöreden Evren’e ışığız, mavi...
Şu garip dünyaya ayak basalı Dikenli dikenli, “ikramlar” gördüm Kimisi kanunsuz, kimi yasalı Çaresi düğümlü, ne “gamlar” gördüm Görüntü aldatır,...
Söz vardır, kâğıt kirletir Söz vardır, kışta terletir Söz vardır, göğü gürletir “Kot” farkı var arasında! Göz vardır, önünü görmez Göz vardır, görür de...
Ha gayret can dostlar, sesler yükselsin Korodaki meşke, vurgunum bugün Her hücreme buruk nağme yüklensin Yüküm olmayınca, yorgunum bugün Bağlama...
Söktüğü cihazdan vida artıran, Çömez usta gibi şaşkınım dostlar İnsanlık yaralı, yoğun bakımda Duyulmaz sesimiz, küskünüm dostlar Türkü dersen, türkü yaktık yöreden Evren’e ışığız,...
Hece hece düğümlenen Bir his, bir duygudur şiir Neşe verip, hüzünlenen Tükenmez öyküdür şiir Yola çıktığında varan Tuz ile şekeri karan "Alan yok mu?" diye soran Özleme...
Bulduk yuttuk hazmettik Kaptan taşandır şiir Biz bu yola azmettik Sözle coşandır şiir Yürürüz adım adım "Hece" benim soyadım Onca eser taradım Hakk'a koşandır şiir Göz görmez söz...
Büsbütün karartma, saf yüreğini Bana da yer ayır, bir dudak payı Sevdalara yol aç, bil gereğini Bana da yer ayır, bir dudak payı Yüklenince...
12