Fikret Turhan

üzüm, bağındayken çok masumdu! .. yaprakların arasında güneşle dolmayı bekliyordu… güneşler…yapraklar… illa ki.. sonbahar suçluydu! üzüm, şişedeyken çok muzurdu! kaşlarının...
seni… andığım zaman, güneş; dağlara düşer.. gölgeler uzar… yüreğim daralırdı! sensiz, akşam oluyor diye… seni… andığım zaman, gece; yollara düşer.....
hayat, beni seçmişti… anamdan… ve babamdan ötürü! ben, yolumu seçmiştim… aşkımdan… ve aklımdan ötürü! hayat, bana vermişti… derdimi…. ve ödülümü!...
sen, görünmeyen.. şekli bilinmeyen… sadece, gönülde yanan bir şeydin! aşk… sen, tutulmayan.. şekle sığmayan… sadece, gönlü saran bir şeydin! aşk…...
sen, gözlerinle çiçekler gibi gülüyor… beni, sözlerinle dikenler gibi deliyordun! sen, yaşlarınla yağmur gibi damlıyor… beni, sitemlerinle kör kuyulara atıyordun!...
o… ruhen de, bedenen de insana yakındır terk etmeyi bilmez… o, küçükse de gönlü, dünyalara değişmez… o, yalındır… gösterişi hiç...
gören… ve de görmeyen, aynı değildir… bakıp, göremeyen var… kör olup, gören de! karanlık… ve aydınlık da öyledir… karanlıkta, yolunu...
çiçek, ya rengiyle.. ya şekliyle… sevgili, herşeyi ile güzeldi… çiçek, ya dokusuyla.. ya kokusuyla… sevgili, herşeyi ile güzeldi… çiçek, ya...
Deniz’in, Kumları benimdi… Dalgaları senin… Sen okşadıkça, Zevklerin öldürürdü beni! Deniz’in, Rüzgarları benimdi… Martıları senin…. Sen havalandıkça, Kanatların götürürdü beni!...
gülü sen… dikeni de ben…. öyle bir çiçek ki… sevgimiz, ne kadar koklasam bitmez! baharı sen…güzü ben.. ne kadar düşünsem...
toprak, yağmur için; yağınca, beni sürüklüyor.. yağmayınca da, galiba! beni çatlatıyor diyor… yürek, aşk için; çarpınca, beni yakıyor… çarpmayınca da,...
yürüdüm… yollar gördüm, yolların sonuna vardım.. yeryüzünü dost buldum! uçtum… bulutları gördüm, bulutların sonuna vardım… gökyüzünü dost buldum! yüzdüm… ufukları...
mutluluk, kanatsız uçmak gibiydi… beden, yerde olsa bile… gönül, yedikat göklerdeydi! mutluluk, kuşun kanadındaydı… beden, kuşlara yem olsa da… gönül,...
ben, gülün olayım diye bağına geldim… sen, istediğini söyle… ben; öyle açarım… öyle kokarım dedim! … ben, sevdan olayım diye...
ben, çölün olayım senin… sen, güneşim ol benim… ki de, gözlerimi körelt! ben, çölün olayım senin… sen, sıcağım ol benim…...
sakin suyun üzerine bir gül attım… yüzünde, güller açsın diye… dikenleri, yüzünü çizse bile! sakin gönlüme, bir kor attın… içimde,...
bir sorum vardı, dilimin gerisinde… her sormak istediğimde takılırdım gözlerine… soramazdım! .. bir derdim vardı, gönlümün içerisinde… her söylemek istediğimde...
sen uzaklardayken, ben gözlerimi yumuyordum… sıkı sıkya! içimdeki seni, daha güzel göreyim diye! … sen uzaklardayken… ben kulaklarımı kapatıyordum… sıkı...