biberin, acısı var..tatlısı var… sivrisi var..tombulu var… cini var..çerisi var… yeşili..sarısı..kırmızısı var…. aşkın, acısı var..tatlısı var… ilahisi var..platoniği var… yıldırımı...
Fikret Turhan
kimileri, ceviz kıra kıra yaşar yaşama öyle bakardı…. bense, kırdım mı? kaşıntılarım artardı! .. kimileri, kestane çize çize yaşar yaşama...
Ben ağladığımda, O da ağlıyordu… Sen olmadığında, Oda dört dörtlük ağlıyordu… Ben güldüğümde, O da gülüyordu.. Sen olduğunda, Oda dört...
sen, ekmeğim gibiydin… öpüp..öpüp.. başımda taşıdığım gibi… sen, suyum gibiydin… içip..içip… ateşinde yandığım gibi… sen, nefesim gibiydin… alıp..alıp.. çekim alanında...
kimi köylerden… kimi kasabalardan… kimi de…kentlerden… kalkıp geliyordu… kimi mi kazalardan… kihastalıklardan… kimi de…fermanlarından kopup geliyordu… kimi mallarından… kimi yoksunluklarından…...
-düş dedim.. sana, düşlerimden… gözlerim tuttu seni uykularımda… -düş dedim… sana, yakalarımdan… uykularım tuttu seni yastıklarımda… -düş dedim… sana, gözlerimden…...
gökler maviydi.. denizler maviydi… güneş, onların efendisiydi… saçın karaydı.. kaşın karaydı… gözlerin, kömür karaydı… kırlar yeşildi.. ormanlar yeşildi… güneş, onların...
aşkın yollarında, trafik işaretleri yoktur! … zira, aşk kural tanımaz… aşkın yollarında, hız limitleri yoktur! … zira, aşk gösterge tanımaz…....
eylül, yağmurlarıyla… eylül, güneşleriyle… eylül, hüzünleriyle güsel… eylül, bahara inat kırmızı sardunyalarıyla… eylül, yaza inat pembe gülleriyle… eylül, şaire inat...
Yüzler vardı, Bu yalan dünyada; gözleri yalan..gülüşleri yalan.. dilleri yalan…sözleri yalan… Dayan yüreğim..dayan! İnsanlar vardı, Bu yalan dünyada; Boyları yalan..posları...
çiçek, güneşini bekler… rengi için… canım, seni bekler… kokun için… tepeden tırnağa dek… çiçek, yağmurunu bekler… yaprağı için… canım, seni...
gönlüme aktın sen… aklıma yattın sen… yattım sen…kalktım sen… seni nasıl sevdiğimi, bir gösterebilsem… gönlüme girdin sen… aklımı çeldin sen…...
hüznüm; sessizliğin içinde, sensizliğin derinliğinde, karanlığın kıvamını tutturuyordu…. hüznüm… tutturduğu kıvamı; gözlerimin bebeğine, gönül çıkmazlarının köşelerine sürüyordu…. hüznüm; kah…baharımın ortasında,...
köyde, ben küçükken; beyaz bir midillimiz vardı… ki o, köyde en hızlı koşandı… onu okşamak.. onun üzerinde rüzgarla yarışmak çok...
bir damla, damlar… ya suya ya toprağa düşer ve biter… bir kelebek, uçar…. ya çalıya ya çiçeğe konar ve gider…....
Dizeler, Gönlümün içine Peş peşe dizildiler… Okuyayım dedim, Dilime küstüler… Yazayım dedim, Sahifelerden düştüler… Çiçekler, Gözlerimin önüne Peş peşe dizildiler…...
sen, çiçeğime kanma… benim yaprağıma bak! çiçeğim nevbaharlıktır.. sen, onu koklamaya bak! … sen, yaprağıma kanma… benim dalıma bak! yaprağım...
şıpsevdi, kolayını bulur görür görmez sever… zoru gördümü! unutur… kaçar gider… kör aşık, zorunu bulur… delicesine tutulur… kolayını buldumu, bakar...