Fikret Turhan

günüme… -günaydın…dedim… sordum… -nasılsın? …diye… çok mutsuzdu… sen…. yoksun diye… gülüme… -merhaba..dedim… sordum.. derdin ne? … diye… saklamıştı kokusunu… sen…...
güneş… doğmayı beklerken… alaca sabahlarda.. göz kırpıp… kur yapıyor gibiydi… bana… oysa… gönlüm.. titrer dururken… güneşin… ilk ışıkları gibi…. hasretin…...
yola vurdum… hasret yamuldu… dağa vurdum… yol yamuldu… işte…. güzellik buydu… elle vurdum… yüz yamuldu… dille vurdum… gönül yamuldu… işte…...
güneş… doğar gelir… ışık olur…renk olur… gelir..gelir de.. gözlerinde yeşile… saçlarında sarıya döner… beni…yakar geçer.. güneş… doğar gelir… koku olur…nefes...
yağmur… ve rüzgar, sanki… Aralıkta sözleşmiş gibiydi… damlalar… sert sert çarptıkça,.. soğuğun… alı al…moru mor… gülleri açıyordu…. yanaklarımda… ve… seni...
hiç… yokluğun adıydı… ki.. onun… öncesi yoktu… sonrası yoktu… hiç… bir anda… herşey… olabiliyordu… hiç.. bir noktanın adıydı… ki… onun…...
biz… düşler kurardık… hepsi de… belkiler üzerine… biz… yıkımlar yaşardık… hepsi de… keşkeler üzerine… biz… sendeciliğe alışırdık… hepsi de… neyseler...
çiçekleri sevdim… gözlerim…. güneşleri kazandı… yağmurları sevdim… gözlerim… yedi renge uzandı…. güzelleri sevdim… gönlüm… fırtınalar yedi… denizleri sevdim… gönlüm… limanları...
gönlümde… bir telaş başlardı…. akşam üstleri… saat altıya doğru… ki.. senin… dönme vaktindi… sokağın köşesinden… benim pencereme doğru… o zaman…...
kuşlar gelir… hep güneylerden… oysa beklediğim haber… tam tersinde… gelecek kuzeylerden… gözlerim… sevdanı söyler… aynalara bakmadan… yeter ki.. sen bakmayı...
güneş… bu yaz gününde… gücünü test ediyordu… gök rüzgarsız… yer yağmursuz yanıyordu… güneş… gücünü gösterirken… boğaz kuruyarak… beden kavrularak… isyan...
sen… ellerimden kayıp gittiğinde… denizin yıldızları ile… ben… kumların arasında…. sen… gözlerimden kayıp gittiğinde… göğün yıldızları ile.. ben… bulutların arkasında…....
zaman… güvenden uzaktı… her söz..yalan… her hal..dolandı artık… eyyy…benle, zamanın ortasında kalan… erkeksen…. çık aradan ulan…. insan… sevgiden uzaktı… her...
kaçmak isterdim… şekillerden…renklerden… belki… anlarım diye… görmezlerin halinden… karışmak isterdim… seslere…işaretlere… belki… anlarım diye… duymazların halinden…. kaybolmak isterdim… karanlığın ve...
sesler…. rüzgarla gelseler… kulaktan kulağa adını… burcu..burcu… kokunu getirseler… sesler… rüzgarla gelseler… hafiften..hafiften… senin saçlarını… ağaçların yapraklarını sevseler… sesler… rüzgarla...
uzandım…. çiçeğin en güzeline…. yaprakları değidi gözlerime… bunu… işaret saydım… razı oldum en yakınımdakine…. uzandım… mazinin en derinlerine… yaşlar doldu...
rüzgar… suları okşar… deniz kabarır… dalga… kıyıları okşar… kumsal oynaşır… göz… bedenleri okşar… gönül kabarır… söz… gönülleri okşar… eller oynaşır…...
bu sevda… yollara düşürdü beni.. yürüdüm..yürüdüm… bir türlü bulamadım seni… yollar senindi…ağaçlar senin.. rüzgarlar senindi…yağmurlar senin.. bu sevda… taşlara vurdu...