tarih… yaşayanca… kana kanca bilinirdi… oysa… tarihi okuyanlar…. yazıldığı kadarınca bilirdi.. tarih… anlatanca…. anılara takıldığınca bilinirdi… oysa… tarihi dinleyenler… söylediği...
Fikret Turhan
karanlık, gelip dalgalara… dalgalar, çoşup köpüklere… köpükler, süzülüp ellerime bulaşınca… içim… içime çekiliyordu… seni, tutacağımı sanıyordum… avuçlarımı kapatınca sen, kumlara...
şarkılar vardı… hep aşkı anlatırdı… oysa aşk… şarkılardan başkaydı… kandı…bayraktı… vatandı… türküler vardı… hep kurtuluşu anlatırdı… oysa kurtuluş… türkülerden de...
sen, beklersen… o,yavaş gelendir… sen, korkarsan… o,hızla geçendir… sen, hüzünlenirsen… o,uzayıp gidendir… sen, sevinirsen…. o,hemen bitendir… sen, seversen… o,hep sürendir…...
bugün… eğer seni… unutmadıysam! … sen güneşim bense… gölgen olduğumdan derdim… bugün… eğer seni… unuttuysam! … sen karanlığımı bense… yalnızlığımı...
geliyorsan… yollarını severim… yüreğimi.. amelen gibi taş..taş…oyup, ayağına sererim… seviyorsan… dertlerini severim… sigaramın dumanı gibi… çekip..çekip… ciğerime sererim… gidiyorsan… hasretini...
ne güzel yağmurlar vardı… dünün yıldızlı gecelerini… sabaha kadar yıkayan… nice güzel sevdalar vardı… dünün gecesinde yldızlara… bugünün gecesinde damlalara...
AŞK… Seni bekliyordum.. Kara kışların ardında… Eriyen karların arasında… Bir umut gibiydin… Kardelenlerin mavisinde… Beni çarparcasına… AŞK… Seni bekliyordum… Baharın...
yollar… aşarsan, yalnızca senindi… bakarsan, herkesin idi.. aşklar… yaşarsan, yalnızca senindi.. yayarsan, herkesin bildiği idi… aşlar… yaparsan, yalnızca senindi… paylaşırsan,...
önce… papatyalar… çayırları bezerdi… beyaza…beyaza… sonra… söğüdün dalları… boyanırdı… boydan boya… yeşile…yeşile… önce… gözlerim takılırdı… gözlerinin… yeşiline…yeşiline… sonra da… papatyalar...
sevdamız.. çiçek olsun… her toprakta… açar olsun.. gel yarim..gül yarim.. yellere koku olsun… gönlümüz… koku olsun… her rüzgarda.. tozan olsun…...
sana… söz verdim… döneceğim diye… yarim…yarim ah yarim… hasretler.. sardı beni… dönemez oldum…. dönemez oldum sana… sana… el verdim… tutacağım...
ayrı..ayrı… savrulduk rüzgarlarda… ayrı..ayrı… sarıldık duygulara… gel… senle ben.. füzyon olalım… sevdalara dalalım…. aynı… rüzgarlarda savrulup… aynı… duygularda kaybolalım… gel…...
sevgime… şekil aradım… ellerim geldi aklıma… aldım ellerini… avuçlarıma… sevgime… şekil aradım… dudaklarım geldi aklıma… öptüm dudaklarını… kana..kana… sevgime… şekil...
gökte… rüzgarlar eserdi… şekilleri yoktu… yerde… saçları okşuyor… dalları kırıyordu…. gökte… bulutlar vardı… şekilleri çoktu… yerde… yağmurları berekete… karları felakete...
güneş… doğsun beklerdim… gözlerinin içinden… açardım… çiçekler gibi… rengim… sen ol diye… rüzgar… essin isterdim… gözlerinin içinden…. uçardım… kelebekler gibi…...
ey kadın… gönlümde, gülüm olsaydın.. avuçlarım.. kan dolsaydı razıydım… ey kadın… gönlümde, bülbülüm olsaydın… kafesinde, suyun olmaya hazırdım… ey kadın…...
şehr-i istanbul’u… akşamın bu saatlerinde, bir teleş kaplıyordu…. karaköy’den eminönü’ne… beşiktaş’tan kadıköy’e…. yani ki… avrupa’dan asya’ya doğru… şehr-i istanbul’un… bu...