yağmurum sendin, toprağım sendin… ıslanıp kabardığım, yalnızca sendin… şiir sendin, şarkı sendin… okuyup söylediğim sadece sendin… güneşim sendin, çiçeğim sendin…...
Fikret Turhan
zamanı, kim koymuştu; saatin, tik taklarına… takvimin, yapraklarına…! oysa… zaman, asla sığmazdı… ne saatin, duracak tikine takına… ne de takvimin...
sen hiç.. günü doğurdun mu? .. mor dağların ardından… sen hiç.. güne bulandın mı? .. suda yanan ışığından… ben aşkına...
yürümeyi severdim, sen yanımda olunca… yollar bitsin istemezdim, ellerini tutunca..! çiçekleri severdim, sen bağımda olunca… renkler solsun istemezdim, gözlerine bakınca..!...
yaşım benimdi, senin için düşerdi… yaşım benimdi, senin için biterdi..! düşeni silen eldi… biteni bilen kimdi? .. canım benimdi, senin...
deniz maviydi… gök maviydi… ay beyaz… yar dayanılmazdı..! deniz göğe… gök denize benzerdi… bulutlar beyaz… dalgalar beyaz… yar paylaşılmazdı..! mehtap...
göklere, sığmazdı bulutlar gelip gözlerime sığındılar…. gözlerime, sığmazdı yağmurlar gelip yaşlarıma karıştılar..! göklere, sığmazdı rüzgarlar gelip nefesime sığındılar… nefesime, sığmazdı...
neydi o? karanlığı yırtan, bir küçük ses ki.. güneşleri yakan..! neydi o? aydınlığı yırtan, bir koca çığlık ki.. gönülleri yakan..!...
kuş; uçunca gök, durunca yerdi… rüzgar; esince gök, değince yerdi…. aşk; yerde ben, gökte sendi… gök; bende göz, sende özdü…...
bir fal açardım, belki çıkarsın diye… içinde adın vardı, sen görmesen bile..! bir şiir yazardım, belki okursun diye… içinde aşkın...
şekil değil, özdü… bizi tutan… lakin, nice eller vardı uzanan elleri bile tutmayan..! şekil değil, özdü… bizi bağlayan… lakin, nice...
bir gonca gül için bağa giderim sandım… yârin yüzün görünce dudağına aldandım…. yârim… yârim… gül yârim, dudağını ver yârim… yârim…...
güneş, değer gibi… gözlerin, yanar gibi… nefesim, adeta… duracak gibiydi..! rüzgar, eser gibi… kokun, gelir gibi… nefesim, sanki… duracak gibiydi..!...
bulut.., sanki bir perde… rüzgar onu serdiğinde, yağmur yoğunlaşırdı yüreğimin içinde… yağmur.., sanki bir oyun… rüzgar onu sergilediğinde, aşk yoğunlaşırdı...
ellerimi ovuşturuyordum keyfim yerindeyken ıslık çalıyordum bestesini bilmeden..! gözlerimi ovuşturuyordum sabah uyanırken mırıldanıyordum güftesini bilmeden..! Fikret Turhan-Yalova, 11.07.2013
rüzgar esti.., kokun geldi… çiçeğin soldu, kokun bitti… koku dediğin neydi ki? salan saldı… alan aldı… rüzgar esti… ömür geçti…...
Güneş, Gözlerine bulaşırken Yeşilden…yeşilden… Seni seviyordum, İçinden…içinden… Rüzgar, Saçlarını okşarken Eliften…eliften… Seni seviyordum, Telinden…telinden… Yağmur, Yanaklarına değerken Cilveden…cilveden… Seni seviyordum,...
gönülden, bir ev yaptım… içine AŞK’I koydum… sen döndükçe.. ben gördükçe… AŞK’I hep mutlu buldum. Fikret Turhan-Yalova, 09.07.2013