öyle bir aşktı ki… sana duyduğum; harften harfe uçtuğum.. her hecede soluduğum..! öyle bir aşktı ki… sana duyduğum; kelime…kelime dokuduğum…...
Fikret Turhan
dağın dumanı vardı pare…pare… yârim yar… sen dağım ol… ben eteklerinde dumanın olayım… yârim yar… ister yücele beni… pare…pare… yârim...
özlemek; nefes almak… vermeyi unutmak gibi… özlemek; kokunu duymak… öpmeyi unutmak gibi… bir şey..! özlemek; sen ve ben gibi… özlemek;...
şarkılar söylerdim, kulaklarına… şiirler yazardım, dudaklarına… ne olur… beni anla… gülümse bana biraz… dudakların bal kiraz…. ne olur… anla biraz..!...
sen gidersen baharım solar.., yeşiller ağlar…çiçekler ağlar… bulutlar sıkışır şimşekler çakar.., gönlüm kararır gözlerim ağlar..! sen gidersen yazlarım yanar.., maviler...
bir sevdam olsun.., senle aramda… el verdikçe büyüyen… büyüdükçe, bizi içine çeken..! bir sevdam olsun.., senle aramda… büyüdükçe küçülen… küçüldükçe,...
rüzgarın aşkı; yağmuruydu… taşıdığı sevgi.., savurduğu kokuydu topraklara doğru..! bulutun aşkı; rüzgarıydı… sakladığı hasret.., damlattığı sevdaydı gönüllere doğru..! insanın aşkı;...
öyle uzaktım ki senden.., boğulmak üzereydim hasretinden… kim bölmüştü bu yolları.., kavuşmanın uçlarına değmeden… öyle uzaktım ki senden.., kaybolmak üzereydim...
deniz, altına serilmiş… bulutlar üstüne… güneş, arada bir görünse de… gönlün, umut türküsünü söylemekte… bilirim…! Fikret Turhan-Yalova, 28.07.2013
bulut.., gözüne girse… rüzgar saçlarına… bilirim… nem kapacaksın..! bunlar bahane… Fikret Turhan-Yalova, 28.07.2013
unutmak isterdim seni… sen benim imkansızımdın yar… yağmurlar getirirdi seni bana… damlalarında kalamazdım yar… anılar senleydi…yağmurlarım senle… maziler senleydi…gözyaşlarım senle…...
bir şeyler.. söylemek istedim.., söyleyemedim… yüreğim hoş.. dilim boştu..! bir şeyler.. vermek istedim.., veremedim… yüreğim hoş.. ellerim boştu..! bir şeyler.....
bir küçük evim olsun bahçesi olmasa da olur… yeter ki.. bir küçük sokağım olsun… isterdim..! sokağımda; sokak ağaçları.. sokak lambaları…...
aşk.., bir çiçekti… ektireni…yaşatanı… kurutanı da biz..! aşk.., bir ateşti… yakanı…yaktıranı… söndüreni de biz..! aşk.., bir eylemdi… koyanı da… koyulanı...
ses.., doğadaydı… yeter ki bırak kendini; rüzgarlara…yapraklara… illa ki dalgalara..! renk.., doğadaydı… yeter ki aç gözünü; çiçeklere…böceklere… illa ki güneşlere..!...
bir ağaç filiziydi, ektiğin… ki.. içinde çiçekler vardı… renk…renk… içinde kokular vardı… elvan…elvan.. içinde tatlar vardı… dayanılmayan…! ya da… bir...
arkamdan… bir ses; ”-ellerini kaldır…” dedi… kaldırdım… tutuklandım..! önümden… bir ses; ”-indir ellerini…” dedi… indirdim… bozuldum kaldım..! içimdeki… ses; ”-aç...
saçların dağınıktı… toplamak istedin, bırak.. dağınık kalsın dedim, yüzün… öyle de güzeldi…! eteklerin dağınıktı… toplamak istedin, bırak.. dokunma dedim, zira.....