Fikret Turhan

mavi, göklerde… mavi, denizlerde… mavi, YARİN GÖZLERİNDE…. mavi, dileklerde.. mavi, geleceklerde… mavi, FAKİRİN GÖMLEĞİNDE…. mavi, şiirlerde… mavi, filmlerde… mavi, SEVDA...
gün bizimdi çayırlar tepeler de otlar böcekler de kuşlar bulutlar güneşler de otlara basarak yürüyelim kuşlarla uçmayı kelebeklerle dans etmeyi...
bir taşı elimize alır olimpiyatlar kurardık en uzağa atanı alkışlara tutardık… üç taşı elimize alır yarışmalar yapardık üçü yan yana...
sen yanımdaydın ellerim yoktu sana uzanamıyordum… sen yanımdaydın gözlerim yoktu sana bakamıyordum…. sen yanımdaydın sözlerim yoktu sana fısıldayamıyordum öyle bir...
güneş, senin olsun ay bana yeter… çiçekler, sana dönsün gölgen bana yeter… yağmur, senin olsun bir damla bana yeter… nehirler,...
her kadın kocaman bir ağaçtı; kökleri derinlerde, dalları enginlerde, çiçekleri gözlerinde dururdu… her kadın koskocaman bir ormandı; rüzgarlar saçlarında ıslık...
her kadın kocaman bir ağaçtı; kökleri derinlerde, dalları enginlerde, çiçekleri gözlerinde dururdu… her kadın koskocaman bir ormandı; rüzgarlar saçlarında ıslık...
bir el atalım da çalışsın dediler… bir el verelim de pir olalım dediler… bir el sürelim de boyanalım dediler… bir...
aşk, bir melodi gibidir. nasıl ve nerede çalındığı belli değilse de sen onu dinlemeyi dene…! aşk, bir çiçek gibidir. nerede...
ey gözlerimle eremediğim güzellikler; resim olun, poster olun, rüya olun gelin yüreğime… ey seslerine eremediğim güzellikler; rüzgar olun, saz olun,...
dinin neyse, sen o değilsin… rengin neyse, sen o değilsin… dilin neyse, sen o değilsin… ismin neyse, sen o değilsin…...
sabahları, gök kara ise güneşi… bulutlar kara ise rahmeti saklardı hep bizim hayrımıza…. gündüzleri, göz kara ise öfkeleri… yaşlar kara...
ay’da, ateş yoktu o güneşin aynasıydı yanar yakmazdı dünya’daysa ateş, aşkın aynasıydı; ya gönüllerde çatırdar ya gözlerde parıldar ya sözlerde...
sana yüreğimi döksem mangal tutman gerek seni çok korkutmuşlar kalırım avucunda yanarsın diyerek… yakan sen yanan ben tüten ben tüttüren...
hani şarkılar seni söyleyecekti… hani nağmeler dilinden düşmeyecekti… ben sana vurgun olmasaydım eğer huysuzluğun tatlılığını silip süpürecekti… hani sazlar hep...
bir kış günü penceremi açtım ne kar geldi ne de yar gözlerim yollarda yüreğim ah-ı zarda kaldı buna dayanamazdım YAR…...
akşamları, bir yel eser yarin ilinden sıla kokar gül kokar burcu burcu yar kokar… akşamları, bir yıldız kayar gecenin içinden...
ölüm neydi ki… kimi zaman çalan bir telefon sesi kimi zaman okunan bir sala… ölüm neydi ki… kimi zaman kayan...