Fikret Turhan

sakın ah… ”-unutamam…” demeyin dostlar, gün gelir unutur sonra da çok pişman olursunuz… bu bir aşk olur küllenir kalır bir...
hangi ülkenin üzerindeydik… altımızda hangi insanlar vardı ve de hangi duyguların esiriydik belli değildi… belli olan altımızda; kirli bir beyazlığın,...
öyle bir dünyaydı ki seyreylediğim; bağları buluttan yolları buluttan evleri bile buluttandı… öyle bir dünyaydı ki seyreylediğim; ormanları buluttan dağları...
Ben, Onun içindeydim Yaşım ile başım ile O zaman ki Hiç durmadan beni eskitmede Ölçenleri ile An be an ölçüp...
yüreğimde, duygular aşkı anlatır aklımsa hep adını sayıklardı… dilim söylemese de varlığımın tek amacıydın… içime ne doğarsa hep senden olsun…...
70’li yılların başıydı şiirlerini, röportajlarını, kitaplarını okumaya doyamadığım… İnce Memed’iyle Çukurova’sında bulutlara karıştığım Yaşar Kemal’i tanıma fırsatını yakalamıştım… o kadar...
Sen, Öfke duyacaksan Doğru adama DUY… Sen, Öfke yutacaksan Doğru dozajda YUT… Sen, Öfke kusacaksan Doğru miktarda KUS… Sen, Öfke...
öfkem, tepeme sıçrayınca önce kendimi sonra çevremi kırardım paramparça… öfkem yatışınca sevgim, girerdi araya önce kendimi sonra çevremi sarardım pişmanlıktan...
sen; çölümde serabım gibiydin görüp sandığım koşarak vardığım sürünerek ayrıldığım… sen; denizimde ufkum gibiydin görüp sandığım uçarak vardığım yüzüstü kapandığım…...
nerede? ve nasıl? arıyorduk aşkı biz… öylece; kurduğumuz ve içine giremediğimiz… yerini ve zamanını bile bilemediğimiz… o hülyaların içinde miydik...
Bekleme rüzgarları Gelsin essin diye. Sen savur saçlarını Aşkı çağırsın diye. Cemreler düştükçe Rüzgarlar estikçe Saçının kokuları Yüreğime değince Bekleme...
ağaçlar, yalnızlığa dayanamadı; önce koruları sonra ormanları oluşturdu… ağaçlar; çiçekleri, böcekleri kuşları, fundaları kurtları, çakalları ve de tüm dostlarını bir...
ALLAH’IM; Sen verdiğince bana Ben şükrümle sana yakındım Beni şükrümden ayırma! ALLAH’IM; Sen sardığınca bana Ben andığımca sana yakındım Beni...
cemre, havaya düştü yirmi şubat bugün… senin havan az gelir bana suyunu toprağını sen gönder bana… gönlün hevaya düştü aşk...
Yalınayaktım YA Rengarenk çakıl taşları Ayaklarımın altında, Derenin serin yeşil suları Parmaklarımın arasında Saklanıyor gibiydi OYSA… Sırılsıklamdım YA Göğün yanan...
Önce, ”İnsan ol” derler… Derler de Nasıl diye? Göstermezler Söylemezler… Belki de Kendileri bile bilmezler Sonra, ”Arif olan anlar..”derler.. Derler...
Yaşam, Baharlarda; Yeşil..beyaz…pembe… Koşmak çayırlarında Fal açmak papatyalarıyla Karışmak sevdalarına Nefes…nefese… Yaşam, Yazlarda; Mavi…yeşil…kırmızı… Dağıtmak bulutlarını Toplamak yıldızlarını Yakmak sevdalarını...
bir kuş olsaydım eğer kanat çırpar göklere uzanırdım ALLAH…ALLAH…ALLAH…diye diye ermek için o kutlu müjdeye… bir rüzgar olsaydım eğer eser...