annem annem güzel annem bırakıp beni giden annem bulutların çok üstünden bana bakıp gülen annem annem annem güzel annem boynum...
Fikret Turhan
bir akşam güneşi gibiydi o saçlarında ışıldayan üzme beni hüzünle geceye seni ateşinle gönlüme çeken… batan bir güneş gibiydi o...
yarınlar isterim; gökler mavi, kuşlar mavi denizler mavi gözlerin masmavi olsun… yarınlar beklerim; güller al, gelincikler al elmalar al, yanakların...
yetmişlerde bir gün, Erol büyükburç Galata kulesindeki programına davet etti beni okuldan bir arkadaşımla gittiğimde muhteşem bir görüntü muhteşem melodiler...
ömür; su gibiydi nehirlerde akıp giden kah bulanık kah duru anıları taşlara çizen… ömür; takvim gibiydi dallarda kopup giden kah...
ekin; filizken, rüzgara keyfince eğilir.. başak bağlayınca, emeğin kudretiyle rüzgara diklenir idi… yüreğim; gençken, aşka keyfince eğilir.. nasır bağlayınca, emeğin...
ne güzeldi O ESKİ İSTANBUL minareleri vardı kuleleri vardı ne güzeldi O ESKİ İSTANBUL camları dardı sokakları dardı ne güzeldi...
sevgi, gülün kokusunda… kelebeğin kanadında… sevgi, günün şafağında… akşamın alacasında… sevgi, ellerin kucağında gözlerin buğusunda… sevgi, almadan verenin verince gülenin...
maviler ”-dinlendirir…” derlerdi… ben de dalar giderdim göklere denizlere… oysa onlar bile bazen delirirdi şimşeklerle köpüklerle ben hallerini sormuyorum diye…...
gecenin nemleri düşmüş yapraklara çiğ demişler adına soğuk altında kıyım kıyım güneş üstünde iri kıyım oysa o hala inadına bağırmakta...
Sen, Damla damla düş Bulutların arasından Saçlarımın arasına Yeter ki… Parmaklarımla arar Bulurum seni Sürerim dudaklarıma İçin içe tadarım seni…...
cemre, havaya düştü dediler.. sonra da asılı kalmasın diye ayaklarından çektiler…. cemre, suya düştü dediler.. sonra da boğulmasın diye ellerinden...
önce, yollar genişledi otomobil üreten fabrikalar çoğaldı diye… sonra da grevler ertelendi fabrikalarda üretim durmasın diye…. önce, kaldırımlar daraldı insanlar...
ömürler, yıllara sığmasın yıllar durmasın artsın… yıllar, mevsimlerde kalmasın mevsimler dönsün çağlasın…. mevsimler, aylara sıkışmasın aylar hep birbirini kovalasın… aylar,...
sıkıntı artık beni hiç sıkmazdı zira sizin gibi candan dostlarım vardı… acı artık beni hiç yakmazdı zira sizin gibi kırağı...
bir bir yıldızları toplarsın avuçların incilenir oysa gözlerin güneştedir ellerin yetmese de üzülme sakın o zaten gönlündedir bu alem öyle...
öyle bir çiçektin ki sen; sıcaktan bozulmaz, soğuktan donmaz, keyfince açardın tüm keyifsizliğe inat ”aşk” derlerdi adına ne kadar can...
dilekler tuttum yağan yağmurlardan damlaya damlaya göl oldular avuçlarımda sırılsıklamdım artık yarimin o haz dolu bakışlarında… dilekler tuttum açan çiçeklerden...