Fikret Turhan

Senle; Yan yana yürürken Yollar bitmesin isterim… Elin elimde iken Elim yansın isterim… Küllerine razıyım..! Senle; Yüz yüze oturuken Zaman...
yaprağın yeşilinde gözlerini buldum… gözlerine bakınca art arda yutkundum… rüzgarın esişinde seslerini duydum… nefesinde kalınca rüzgarına tutundum.. çiçeğin pembesinde yanaklarını...
bulutlar, başımda dolaşsa… sevdalar gibi… yağmur, gözlerimden yağsa… hasretler gibi.. her damlası, yüreğine dolsun isterdim kor ateşler gibi… Fikret Turhan-Yalova,...
gölge, ışık isterdi… o her ışıkta bir karanlığa düşerdi… aşk, yürek isterdi… o her yürekte bir güneşe dönerdi.. gölge ve...
gönlümü sıkan efkarım, sendense ben razıyım… efkarımı kattım yellere, sen benimsin diye… yüzümü yakan narım, sendense ben varım… narımı attım...
gül dalında, adın dudağımda güzeldi… gül kokusuyla, dudağın tadıyla erişilmezdi… gül bağında, sevdan başımda güzeldi… gül yaprağıyla, endamın salınışıyla erişilmezdi…...
aşk… on yedisinde; bir sözle kabarır… bir bakışla şahlanır… bir dokunuşla harlanırdı… aşk, on yedisinde hiç sınır tanımazdı… Fikret Turhan-Yalova,...
hamal olsam; yükümü bilir, belimi büker, yoluma düşerdim, terimi döker inlerdim..! aşık olsam; yükümü bilmez, belimi bükmez, yoluna düşerdim, yaşımı...
yeşili, yerlere serdim… ayakların incinmesin diye… beyazı, aralarına serptim… gözlerin yorulmasın diye… maviyi, göklere serdim… umutların bitmesin diye… grileri, aralarına...
neydi böyle, bu şehrin ışıkları… geceyi, görmez oldu gözlerimiz… yıldızlar, küstü bize… anlamadık..! hiç birimiz… neydi böyle, bu şehrin şamatası…...
aşkı, güle sarmışlar… her yaprağa adını yazmışlar… unutmayayım diye! aşkı, güle sarmışlar.. her araya kokunu bırakmışlar… şaşırmayayım diye! aşkı, güle...
neydi o? içimin renkleri… siz de görün diye sürdüm onları bir bir sözcüklerime… neydi o? içimin sesleri… siz de duyun...
yaşamı, hafife almamalı… ne zaman? … nerede? … ne yükleyeceği belli olmayacağı, hiç unutulmamalı…! yaşamı, hafife almamalı… duymanın… görmenin… anlamanın…...
bulutlar kabarınca, gökler… gönüller kabarınca, gözler ağlardı…! gökler ağlayınca, topraklar… gözler ağlayınca, ruhlar kabarırdı…! toprak bedene.. beden ruha… ruh göklere...
rüzgar esince; saçların, gözlerimin… kokun, burnumun ucuna gelirdi… uzatırdım, ellerimi rüzgara saçlarını okşarcasına…. öyle bir nefes alırdım ki rüzgar yönünü...
iki elim vardı, duayla göklere yükselen… bir yüzüm vardı, duayla yerlere değen…. bir canım vardı, duayla yerle göğün arasında süregelen…...
içimde; bir nefes vardı, dilimde sese dönen… dilimde; bir ses vardı, ADINLA bala dönen… Fikret Turhan-Yalova, 30.01.2014
sen, benim güneşimdin… ben, senin gölgen… sen, yükseldikçe… bendim hep küçülen… 29.01.2014 Fikret Turhan-Yalova