ormanda, bir ağaç devrilir yere düşmesin diye tüm ağaçlar ona eğilir… toplumda, bir insan devrilir yerlerde sürünsün diye tüm insanlar...
Fikret Turhan
eskilerde... karanlıklar düştüğünde soğuk kış geceleri şehirlerin üstüne… şehirler uyurdu solgun sokak lambalarında… arada bir çalan bekçi düdüklerinde… bozacıların çağırışlarında…....
gönül yanar… göz ağlar… gönül, damla damla kanar… göz aralanır… gönül yaralanır…. göz, damla damla ağlar… gönül dağlar… göz bağlar…...
sen; bir şarkıydın kulaklarımda, dinlediğimce benimdin… sen; bir şarkıydın dudaklarımda, söylediğimce benimdin… sen; bir şarkıydın duygularımda, hissettiğimce benimdin… sen; bir...
nasıl bir aşk’tı bu? ben, sayfalar dolusu romanlar yazarken… sen, birkaç satırlık küçük bir notu bile esirgiyordun benden… nasıl bir...
otlar… yeşil yeşil kokuyor… hem seni… hem beni…. hem de gizli niyetlerimizi örtüyordu… söğüdün dalları, kah… derenin sularında yıkanıyor kah…...
ateşim… söner gibi… alevlerim soldu, közlerim soğudu, küllerim bahtiyar oldu… sevdan… geçer gibi… çiçeklerin soldu, kokuların dondu, hasretin bahtiyar oldu…...
gönül, sevgiyle büyür… dünyalara sığmazdı… beden, dünyaları yese bile asla doymazdı… Fikret Turhan-Yalova, 23.02.2014
zaman, evrenden de öte idi… zamanı, bir saatin içine sığdıran kimdi? … aşk, zamandan da öte idi… aşkı, bir yüreğin...
dertler, seni üzse de gözlerinin içiyle gülümse… dertler, seni geçse de koş gönlünün tümüyle final senin olacak hiç üzülme… Fikret...
eskilerde, yağmur gözlümü özlüyordum… şimdilerde, yağmurun kendisini… yağmur gözlüm, anıların içinde kaldı… yağmur, bulutların çok gerisinde… kim derdi ki eskilerle...
gece miydi? karanlığı kendine seçen ve de yıldızları görünür eden… gece miydi? ayı kendine seçen ve de yakamozları suya seren…...
ateş miydi? dumanları çıkaran… yoksa… dumanlar mıydı? ateşi muştulayan… oysa… güneşti, ateşlerin en büyüğü… dünya ise onun küçük bir koru…...
”-Doğa ve İnsan…! ” rüzgar; yapraklarla fısıldaşır… dallarla hırçınlaşır…. ormanlarda kucaklaşırdı… sevda; gözlerle oynaşır… sözlerle kaynaşır…. gönüllerde kucaklaşırdı… doğa ve...
yaşların hepsini dökesim geldi gözlerimden başka gözler ağlamasın diye… yalanların hepsini silesim geldi sözcüklerden başka diller aldatmasın diye… acıların hepsini...
güneş, sabahlarını bekler… yeni umutlarına sarılıp karanlığın yorganını çeker… güneş, günbatımlarını bekler…. dönülmez ufuklara sarılıp karanlığın yorganını başına çeker…! Fikret...
tutuklundum… gözlerin hapishanem, kirpiklerin demir perdem… ah bir de kaşlarına erebilsem…. tutuklundum… yüreğin hapishanem, sözlerin nefesimde kelepçem… ah bir de...
gündüz ve gece bir bütündü… o bütünse, bir gündü… gün, günü kovalardı… her kaçan gün, bir ömürdü… Fikret Turhan-Yalova, 17.02.2014