Fikret Turhan

gözlerim dalar, bakışlarım seni arardı… yüreğim daralır, atışlarım seni sorardı… aklım zorlanır, düşüncelerim beni boğardı… Fikret Turhan-Yalova, 14.03.2014
yollar, insandan geçilmezdi… bahçeler, gülden çiçekten… oysa ki… o kadar insandan, bir gülen yoktu… o kadar gülden, bir kokan yoktu…...
bu yıl… bahar, anlamsız gibiydi… zira… kış, kışlığını yapmamıştı… bu yıl… baharın güzelliği kışın içine karışmış bahar, anlamını yitirmiş gibiydi…...
emekçiydim… en çok ellerimi… sevgi emekçisiydim… en çok yüreğimi kullanırdım… ellerimin, nasırlarıyla… yüreğimin, sevdalarıyla hep gurur duyardım… emekçiydim… Fikret Turhan-Yalova,...
korku, dağları sarınca… kibir, aklı aşınca… ar, uzaklarda kalınca… ateşsiz de yanarmış insan…. kendini bir şey sanınca…! Fikret Turhan-Yalova, 13.03.2014
gözlerimi, gözlerine serdim sen toplamasan da… yüreğimi, yüreğinle derdim sen koklamasan da…. sözlerimi, gözlerine serdim sen okumasan da…. nefesimi, nefesinle...
sen, gerçektin; sesinle, nefesinle… gülümseyen gözlerinle…. ben, hayaldim; dinlenmeyen, bilinmeyen… görülmeyen hallerimle… aşk, kalmıştı… iki arada bir derede hayalle gerçeğin...
atıma bindim, rüzgarları geçtim… hedefim sendin, aşkın, o kadar büyüktü ki.. fark edemedim… seni bile geçtim… atıma bindim, güneşleri geçtim…...
sesin, özlediğimce benimdi…. ister rüzgarlarda olsun, ister dalgalarda…. ben savrulduğumca ben dalgalandığımca sesin benimdi…. hüznün, debelendiğimce benimdi… ister yollarında olsun,...
sırrım sendin… sen bile bilemedin… sırrım aşkındı…. ben bile bilemedim… seni bana sürdüm kendimi gördüm… kendimi sırra gömdüm aşkını gördüm…...
ay, güle vurduğunda… gözüm takılmıştı mehtabına…. gül, aya vurduğunda… gönlüm takılmıştı kızıllığına… ay ve gül, senden bana bir resim de...
gece, günü örterdi rahat uyusun diye… gün, sabahları beklerdi rüyası bitsin diye… gün, geceyi örterdi renkler boyansın diye…. gece, akşamları...
gecenin sesi, koyu karanlıklardı… o karanlıklar ki nice çığlıklara saklanırdı…! gecenin sesi, doğan yıldızlardı…. o yıldızlar ki yansalar çatırtıları… sönseler...
kadın çiçekti, bahçeler seralar ona yetmezdi… kadın şiirdi, lirikler pastoraller ona yetmezdi… kadın melodiydi, senfoniler sonatlar ona yetmezdi… kadın inciydi,...
İstanbul, tepeleriyle güzeldi… tepelere çıkan yollarıyla denize inen sokaklarıyla güzeldi… İstanbul, minareleriyle güzeldi… göklere çıkan ezanlarıyla gönle giren huzurlarıyla güzeldi…...
elin elimdeyken… elim belindeyken… yolum yönüm önemsizdi, nefesim nefesinle yanarken…. elin elimdeyken… dizim dizindeyken… durduğum oturduğum önemsizdi, gözlerim gözlerine doyarken…....
gönlüm, aşkınla doluydu…. dilim, adını haykırıyor… gözlerim, hasretin yollarını ölçüyordu…. gönlüm, aşkından taşıyordu…. dilim, adını unutuyor… gözlerim, hasretin yağmurlarını döküyordu…...
akşam güneşi, ufka yakın denize… çınarın, güz yaprakları tahta köprüye… gölün, yarısı mor yarısı kızıl suları köprünün önüne… gönlümün, tutulmaz...