aura; her insanın bedeninden yayılan ışığında saklıydı… güneşten gelen ışığın kırılınca yediye döndüğü gibi… kimi renkler duygularda… kimileri ruhlarda… kırılıp...
Fikret Turhan
yüreğimdeydin.., sesin yoktu…şeklin yoktu… yüreğimdeydin.., bir adın bile yoktu… sözlerimdeydin, bir adın vardı…. ellerimdeydin.., kaşların vardı…gözlerin vardı… illaki saçların vardı…...
aşk mıydı? göğe bulutları seren… aşk mıydı? bulutlardan damlaları düşüren… aşk mıydı? damlalarda kendini gizleyen..! aşk mıydı? çiçeklere rengini veren…...
masallarım, sana muhtaçtı… gökteki elmalardan önce… şiirlerim, sana muhtaçtı… kalemden defterden önce… romanlarım, sana muhtaçtı… neşirden teşhirden önce…. aşklarım, sana...
Baharda… Karlar erirken Görmüştüm seni Menekşem… Değince soğuktun… Yüzün pembeleşti.., Ellerimiz birleşirken…. Baharda… Rüzgarlar saçlarında Yağmurlar yanağında… Sevmiştim seni… Menekşem,...
gecelerde… göz gözü görmeyince, sözlerin doğuyordu gözlerime yıldızlarda çok önce… sözlerin düşüyordu gönlüme ay ışığından önce… gecelerde… ses sese ermeyince,...
aşkına sarıldım.., yaprak…yaprak… yeşile döndüm..! güneşim sendin… gölgem sendin, ben kölene döndüm…! aşkına sarıldım.., çiçek…çiçek… güneşe döndüm..! rengim sendin… nefesim...
aşk… bir masalsa, anlatanı sen ol dinleyeni ben… perileri olsun cinleri olsun… çarpılanı da ben..! aşk… bir romansa, yazanı sen...
eylülün, bulutları nemliydi… rüzgarları serin… bu yüzden, o hep ağlardı derin…derin… Fikret Turhan-Yalova, 04.09.2013
bardakta, dudağımın payı… tabakta, kısmetimin payı… aldım.., duvarlara vurdum bardağımı… paylar, dudağımda kana karıştı…! sildim, tabakları yerlere vurdum… paylar, kısmetimde...
aşkın rengi var mıydı? bana sorsalardı, sadece beyaz derdim… kar beyazdı gülüm… kar beyazdı göğüm.. kar beyazdı ölüm…! aşkın rengi...
bir şarkıydın sen; yüreğimi bezeyen çiçekler gibi… nefesimi süsleyen sözlerin gibi… bir şarkıydın sen; mevsimleri bekleyen kumrular gibi… günlerimi süsleyen...
kaşların ormanımdı… içine dalıp kaybolduğum… yaşların yağmurumdu… kirpiklerine tutunup kurtulduğum… saçların ekinlerimdi….. esintilere takılıp dalgalandığım… gözlerin güneşlerimdi… kaşlarına karışıp saklandığım…...
güneş, ana kaynaktı… devamlı yanmaktaydı… ay, onu yansıtandı… o olmasaydı olmazdı…! insan; güneşe baksa, yüzü ışık saçardı…. ay’a baksa, o’na...
sarılar.., yaprağa sarılmıştı… yapraklar toprağa… topraklar.., ölüme sarılmıştı… ölüm yalnızlığına…! hüzünler.., yaşlara sarılmıştı… yaşlar gözlere… gözler.., özleme sarılmıştı… özlem yokluğuna..!...
önce; gülümse… sonra; selam ver… sonra da; tokalaş… birkaç söz söyle… içinden geliyorsa, kucaklaş… gönlün, el verdiğince…. Fikret Turhan-Yalova, 02.09.2013
sana güzüm diyemem, sen baharın gülüsün… hasretin yaksa bile, nefesim ol diyemem… sana hüznüm diyemem, sen gönlümün gülüsün… ateşin yaksa...
Yara, Yârdense… Saranı ben olurum… Yar’a, Saran el olursa.. Yara açan ben olurum..! Fikret Turhan-Yalova, 30.08.2013