Fikret Turhan

seni, haberin yokken gözlerime aldım… kirpiklerim örtmedi, yüreğime sakladım! … seni, haberin yokken düşüncelerime aldım… aklım beceremedi, yüreğime saldım! .....
maya’lara taktık… kahve keyfi sonrası fincan kapatanları, hemen unuttuk! … maya’lara taktık… gece yarılarında teheccüd namazı kılanları nasıl da aklımızdan...
ay… yıldızlara rağmen, gecede yalnızdı… sonunda, yalnızlığına dayanamadı… aksini, gölün sularına bıraktı! .. o artık, aksinle sularda yaşıyordu… aşk… kaçamaklara...
ben, bir çiçekçiydim… hem üreteni, hem de satanıydım… bir gün.., dikensiz gülü önüme getirdiler… ben; yırtılan elimden, damlayan kanımdan… yırtılan...
yürüdüm.., aşkın yolunda sana varırım diye… hiç durmadan,dinlenmeden.. bir kaç saniye bile… sonunda, yolun bir köşesinde tutuşunca el ele… gönlüm...
aşkın için; açtım avuçlarımı.., kocaman…kocaman… sığar sandım… nafile, sığdıramadım! … aşkın için; açtım yüreğimi.., çarpa..çarpa… asla! .. sığmaz sandım… sığınca...
bazen… kalıp,durasım gelir… bazen de kalıp basasım… bazen… çalıp,kaçasım gelir.. bazen de çalıp oynasım… bazen… dalıp,çıkasım gelir… bazen de dalıp...
zaman.., gidiyordun ya arkana bakmadan.. zaman.., gidiyordun ya üstümüze basa basa…. hiç acımadan! .. zaman.., gidiyordun ya sağına soluna bakmadan…....
yalnızım.., sesini duymak. saçını okşamak… dudağından öpmek istiyorum… seni… heyhat… yalnızca kalbimin sesini duyuyorum… ellerim soğuk… dudaklarım titriyor… seni özlüyorum…....
kış gelmiş.. serçe kuşları boyunlarını bükmüş… soğuğa karşı, tüyleri puf gibi kabarmış… kar yağmış… otlar örtünmüş… dallar boyun bükmüş… beyazlar...
dalgalar, siz yorgundunuz… kumsal daha da yorgundu! .. siz, serilirken de… çekilirken de hışırdıyordunuz… kumsal, ne yapsındı…. kucak açsa durmuyor…...
gar; insan seliydi… yüreğim; yalnızlığın kalesi… sanki, bir dokunsan yıkıldı yıkılacak…. zaman; durmuş gibiydi… yüreğim; sanki klise çanı… sanırsın ki,...
ben, bulutları çok severdim… onlar bana gelmese de, ben, hep onlara çıkmak ve onlara karışmak isterdim…. ben, yağmurları çok severdim…...
gül; dalında gülerdi.. aşkım; gözlerinin içinde! … gül; dikenine emanetti… gözlerin; kirpiklerine! … gül; kokusunu yaprağında… aşkım; yanaklarında saklardı! …...
kalemim, yalnızlığımı yazacaktı… kağıdına delercesine bastırınca, defterin canı yandı! … sesim, yalnızlığımı diyecekti.. göğü delercesine haykırınca, bulutların canı yandı! …...
yalnızlık; bir yanıyla.., sessizlik… öte yanıyla.., sensizlik! … yalnızlık; bir yanıyla., hasretlik… öte yanıyla., hasetlik! … yalnızlık; bir yanıyla., benlik…...
sevdan; bir güldü, gönlümde gülüveren…. sevdam; bir güldü, her mevsim yediveren… sevdan; bir kordu, gönlümde ateşlenen…. sevdam; bir kordu, hep...
sen, benim; uçsuz bucaksız okyanuslarımsın… ki.., saçlarındaki rüzgarların, gözlerindeki fırtınaların benim… sen, benim sonsuzluğumsun… hep dizinin dibinde oturduğumsun! … sen,...