Fikret Turhan

yürümek… sokaklar boyu, zamanın içinden zamanın dışına doğru… yürümek… sevdiğinle, arada bir el ele… arada bir yüz yüze… zamanın dışından...
kimi, paylaşmayı dilinle kimi de elinle yapar… biline ki.. eğer gönüldense, dildeki de…eldeki de… çok pirim yapar! … kimi, paylaşımı...
ses; kutsaldır… evrenin yaratılış tanığıdır! … sesler; evreni sarmıştır… ve hepsi de kayıttadır… ses; dışta kulağın… gönülde duyguların kaynağıdır… sesler;...
kimi zaman susmalısın; sözlerini aramadan… ses tonunu ayarlamadan… sadece yere bakmalısın, hiç konuşmadan! … kimi zaman susmalısın; ellerinle oynamadan… içindekileri...
zaman; 09.05’te durmasaydı… sarı saçlı güneşimiz batmasaydı… mavi gözlü denizlerimiz kurumasaydı… inanıyordum ki… ülkem; daha özgür! … halkım; daha düşünür!...
benim sevgimin, rengi yoktu… zira..o, gönlümün karanlığından doğuyordu… benim sevgimin, şekli de yoktu… zira…o, hep istediğim şekle bürünüyordu… benim sevgimin,...
yaşam.., bize sunulan kocaman bir hediye… ki de.. kimileri, hediyeyi paketlemekte… kimileri de, çözmekte! … yaşam.., bize sunulan kocaman bir...
aşkım.., mevsimsiz açtı çiçeklerini… üstüne, karlar düşecek bilirim… bu yüzden.., ben, karlardan da çok üşürüm! … aşkım.., mevsimsiz saldı kokularını…...
dans; beden’de…. beden; ayna’da oynaşır… beden; kıvrandıkca…. ruh; olgunlaşır… ruh; olgunlaşınca… beden; kelebekleşir… kelebek; uçunca… melekler bekleşir… fikret turhan-yalova 30.11.2012...
aldanmayın! bedeninizin yaşına…. ruhunuzun yaşı yok..zira… unutmayın… içinizdeki çocuğu hep yaşatın… zamana aldanmayın… asla! … kanmayın! gözlerinizin yaşına… ruhunuzun yaşı...
kelimeler… koşsa da, nefes nefese…. yetişmeleri imkansız… senin, o buğulu sesine… şiirler… okunsa da, hece heceye… seni, geçmeleri imkansız… şakıların...
yürek… çektiğini, isteyerek çeker… çizilse de… kanasa da… yürek.. yenileceğini bilse de… mantığını çizer.. kansa da… yansa da… yürek.. ne...
gülüm olsan… dallarımda, gonca gonca açsan… gülüm olsan… seni kollarımda, demet demet taşısam… gülüm gülüm… sensin sözlerinde güldüğüm… gülüm gülüm…...
gülüm, rengin güneşin… kokun rüzgarın… dikenin ise benimdi… gülüm, köklerin; alemin… endamın; elalemin… kıyametin ise benimdi… gülüm, yaprağın yağmurların… dallar...
bu, öyle bir şey ki… satsam, fiyatı yok… tartsam, ağırlığı yok! … alanı çok… değeni yok! … bu, öyle bir...
bir çift ela göze baktığın gibi, yaprağa da bakıyorsan… bir sarı saçı okşadığın gibi, buğday başaklarını da okşuyorsan… bir ıslak...
yüreğim, dert dolsun isterim.. isterse…hep senden gelsin… derman olsun isterim… sözlerin… yeter ki senden gelsin… yüreğim senle dolsun… isterse…hepsi hüznün...
söz, dilden çıkınca; göklerin… söz, elden çıkınca; gözlerindir… ses ve söz’ün… frekansları kesişince; duyulunca da… okununca da… bizlerindir… fikret turhan-yalova...