Fikret Turhan

aşk, öyle bir takıydı ki bir gün değil bir ömür takılmalıydı YAR GİBİ… aşk, öyle bir algıydı ki bir güle...
fidan, ağaç olur… ağaçta dal dalda yuva olur içinde kuşlar oturur… dal olur dalda yaprak yaprakta gölge olur altında yorgunlar...
gün, dünümüzü ve yarınımızı bağlar ki bu bağlamda da insan; kah duyar güler, kah bakar güler, kah düşünür güler. en...
sen, aşkını göster bana gerisine karışma ben, ona şiirler yazar yapıştırırdım tüm evlerin duvarlarına… sen, aşkını anlat bana gerisine karışma...
gece, denize düştü deniz gözlerine… derken, serenatlar başladı yakamozlar üzerinde… önce geceye sonra denize sonra da senin mavi gözlerine… ay,...
Maviler, Denizlere bulandı Denizler gözlerine… Dokundum denizlere Gözlerin kaldı ELLERİMDE… Sarılar, Başaklara bulandı Başaklar saçlarına… Topladım başakları Saçların kaldı ELLERİMDE…...
günümü düne dünümü maziye döndüren sendin… günde kendini dünde kendimi aratan sendin… durup durup beni güldüren durup durup beni ağlatan...
Aşk; Baktığımız her çiçekte Renklerin uyumuydu Ve sadece Bakılmayı bekliyordu İşte AŞK buydu… Aşk; Kokladığımız her çiçekte Nefeslerin buğusuydu Ve...
göğün, tüm bulutları gözlerine inmişti ya… yaşların, ah düştü ah düşecek gibi… ellerim, yanaklarında damlaları beklerken güneş, gözlerinde ah doğdu...
aşka, bir motif aradım yüreğime işlemek için; gülleri… gelincikleri… erik çiçeklerini denedim hiçbiri yetmedi… anladım ki aşk, şekilleri geçerdi… aşka,...
rüzgarla inatlaşma dön arkanı ona hızlanmaya bak! … getirdiği bulut yağmur da olsa… sevdayla inatlaşma aç kollarını ona sarılmaya bak!...
beni, yalnız bırakan; gün müydü? karanlığa karışan yoksa umutlarım mı? bulutların arkasına saklanan… beni; yaşsız ağlatan; akşam mıydı? hüzünlere kapılan...
gözler sana kirpikler gözlerine gülüşlerin de en çok bana yakışırdı maşallah… nazar değmesin o gülüşlerine inşallah… süzülüşler sana yürüyüşler endamına...
ışık, küçük bir delik arardı karanlığı yırtmak için… su, küçük bir eğim arardı toprağa yol yapmak için… tohum, hem ışık...
ay tutulurdu güneş tutulurdu tabi ki bunlar göğün, birer oyunuydu… el tutulurdu dil tutulurdu bunlar da gönlün bir aşk oyunuydu…...
aşkım, öyle bir sandaldı ki küreksiz, yelkensiz, üstelik de dümensiz…. senin, gözlerin ise uçsuz-bucaksız koskocaman bir deniz… ben, aşkımı; gözlerine...
yeşil, yaprak içindi… yaprak, gözlerin için… sen, bana öyle bir bak ki… aşk rüzgarları essin yalnız benim için… gözler, aşk...
gözlerime baksan içlerinde eğer sen yoksan nasıl içe dönük ve çökükler anlarsın… sözlerimi duysan aralarında eğer adın yoksa nasıl iyice...