hemence.., aceleye gelince yanaklarda dönüştü pembeye… hemence.., aceleye gelince tutuştu sıkışan nefeslerde… hemence.., aceleye gelince kekeledi kaldı dillerde… hemence.., öyle...
Fikret Turhan
aşk bir rüzgardı eser geçerdi… aşk bir kokuydu siner giderdi… estiren sendin sindiren sendin ah yârim ah… dedirten sendin… aşk...
kış, üşümüştü… öyle bir öksürdü ki içinden fışkıran her damlacık bir bahar gününe döndü… bahar, aldanmıştı.. öyle bir hapşırdı ki...
ateş olsam, gelip de benden büyüğüne kafa tutsam… ateş olsam, varıp da benden başkasını içime alsam… ateş olsam, durup da...
sarılmak isterdim sana kollarım yettiğince değil… yanımda olmasan da seni düşündükçe bir değil… binlerce kere… bilirdim, senle ben kalınca nefes...
denizlerdeydim… yavaş yavaş ağlarımı çekiyordum… mavi mavi gözlerin çıktı balıkların arasından şaşırıp kaldım öylece dona kaldım… ormanlardaydım… serin serin nefeslerimi...
annem; gören, gözlerinin içi gülüyor diye sana bayılıyordu.. oysa.. bilen biliyordu ki senin yüreğin gözlerinden çok daha derin gülüyordu… annem,...
yar…yar…yar… bir yağmur damlasıydın bana en irisinden yar… yar…yar…yar… bulutlardan kaçan gelip yanağıma konanımdın yar… yar…yar…yar… bana en güzel mutluluğu...
bulutlar, kuş olmuş karanlığa uçmakta… karanlık, yar olmuş pencereme konmakta… geceler, yârim olmuş yüreğim ağlamakta… bulutlar, yağmur olmuş camlarıma çarpmakta…...
bir şarkı vardı, beni sana anlatan… senden çok önce kemanları ağlatan… bir şarkı vardı, seni bana anlatan… kemanlardan çok önce...
gök, bulutlarını rüzgarın önüne bıraktı… güz de yapraklarını… rüzgar, ikisini önüne kattı karıştırdı… ama yapraklar ve bulutlar hiç birbirine karışmadı…...
anam… anam… ağla dedin ağlıyorum karaları bağlıyorum anam…anam… için…için…sızlıyorum kara yaşlar döküyorum… anam…anam… Rabbim dedi, ” mülkün sahibi benim…” hiç...
seni beklerken gülümsemeni anımsadım tutuşan odunların kızıl ışığında gölgeni görür gibi oldum duvar lambasının soluk şavkında… seni beklerken sesini duyar...
bir zamanlar, aşklar ağlatırdı beni; şarkılarda… şiirlerde… filmlerde… ya bir melodide… ya bir dizede… ya da bir karede… anlaşılmaz bir...
haydi… sesimi duyma zamanın gelmedi mi? daha… aç kulaklarını rüzgarıma korkma..! tatlı tatlı eseceğim senden yana… haydi… gözlerime bakma zamanın...
dünya, dalda açan bir çiçekti… önce açar sonra solar düşer idi… meyveye döner muradına ererdi… çekirdeğin içinde sırrını saklar idi…...
annem… sigaran paketinde, izmaritlerin küllük köşesinde, küllerin balkon çiçeklerinin dibinde kaldı…. annem… zıpçıktıların saksılarında, sardunyaların camın kenarında, aşk merdivenlerin salonun...
varlığım, varlığındı annem… Rabbimden sana senden banaydı annem… bu can bende kaldıkça sen hiç unutulmayacaksın annem… nefesim, nefesindi annem…. Rabbimden...