su, renksizdi.. hava da… su, kokusuzdu… hava da… bulundukları yerde şekillenirlerdi.. su; hidrojen ve oksijenden… hava; azot ve oksijenden ibaretti.....
Fikret Turhan
”çiçeğimsin”… desem, ışığını ve suyunu ben versem… toprağımla köklerini örtsem… ”güneşim” der… bana döner misin? ”sevdiğimsin”… desem, aşkımı ve canımı...
ey yar, senin haberin yokken, canımın içinde sakladığımsın…. sen, canımdan habersiz beni hep ağlatanımsın…. ey yar, senin haberin yokken, gönlümün...
tatlı tatlı bir meltem esiyordu senden bana doğru… dudaklarının kenarında oluşan… küçük küçük dalgalar sanki bana bir şeyler anlatıyordu… Fikret...
ben miydim? bedenim için seçilen… yoksa, bedenim miydi? benim için seçilen… oysa, mutlu olmamız için birbirimizi sevmemiz gerekirdi her halükarda…...
sen, bir nefestin gökler kadar engin… öyle ki.. sendin bir kerede içime çektiğim…! sen, bir katreydin denizler kadar engin… öyle...
perdenin aralığından sızıyordun… yaz’a dönen güneşim, beni mi arıyordun? … açtım perdemi… gösterdim yüzümü, söyle bakalım beni tanıyor muydun? …...
içimde… neler kurmuştum neler… seni gördüğümde dilim, tutulmasaydı eğer… hepsini söyleyecektim birer birer… Fikret Turhan-Yalova, 09.04.2014
gök, gülerken…. yer, yutkunup duruyordu…! gök, ağlarken… yer, kahkahalar atıyordu…! gök, dolarken… yer, umuda sarıyordu…! gök, boşalırken… yer, kabarıyordu…! Fikret...
dilim benimdi… sözlerim senin… anladığın senindi… anlamadıkların benim… yüreğim benimdi… sevgilerim senin… aldığın senindi… bıraktıkların benim… gözlerim benimdi… bakışlarım senin…...
güne meyil verdim, bana güneşini sundu… kırda yeşilini, dalda çiçeğini, gözlerimde erimleri verdi.. gönle meyil verdim, bana aşkı sundu… yeşilde...
sen gelmeden, ben SENİ… ben gelmeden, sen BENİ… asla… tanımayacaktık ikimiz birbirimizi…! sen gitmeden, ben SENİ… ben gitmeden, sen BENİ…...
odan loştu… perdende, gölgen bile yoktu… akşam yaklaşıyor, gölgeler ve hasretler karanlığa karışıyordu… içim hoştu… perden, kapalı olsa da odanda...
rüzgarlar eser, yağmur gelsin isterim… canım, toprak gibi kavruk gülsün isterim…. rüzgarlar eser, kokun gelsin isterim… canım, toprak gibi kabarmış...
sesin derinlerdeydi, kulağım sende… hayalin uzaklardaydı, gözüm yolunda… aklım şaşkın, gözlerim dalgındı… sevdan esintilerdeydi, nefesin yüreğimde… bedenin uzaklardaydı, adın dudağımda…...
sevgi… göktendir; gökte ne varsa hepsi onun içindedir… sevgi… bendendir; bende ne varsa hepsi onun içindedir… sevgi… gökten geldiğince benim…...
en küçük yapı taşı bir atomdu… onun da içinde, nötronlar…protonlar…elektronlar… yani enerjinin kaynağı vardı… en büyük yapı taşı bir güneşti…...
sevmek.. bir emirdi, göklerden inen… sevmek… bir fikirdi, gönüllerde filizlenen… sevmek…. bir eylemdi, gözlerde şekillenen… sevmek… öyle bir söylemdi ki,...