Fikret Turhan

günü, geceye saran ne bendim ne sendin geceye, mehtabı koyan mutlaka sendin..! uykularım sendin rüyalarım sendin gecemi süsleyen yıldızlarım sendin…...
ellerinle tutamadığın bir şeydi aşk, gözlerinin yakaladığı… sözlerinle anlatamadığın bir şeydi aşk, yüreğinde sakladığın…! gözlerinde bir pınardı aşk, damlalarının ıslatmadığı…...
ellerim… sizler için ne diyeyim… bilemedim..! bunca yıl, sizlerle yedim içtim… ekmek böldüm kaşık tuttum…! ellerim… sizler için ne diyeyim…...
dağlardı… yer kürenin yüceleri… onlar ki.. işin farkındaydı asla gönenmezdi…! insanlar vardı… yer kürenin cüceleri… onlar ki… işin farkında değildi.....
gözleri ela güzelim ne olursun bir bak gözlerime fallarım senli olsun..! kirpikleri ok güzelim ne olursun bir bak yüzüme yaralarım...
dünya varsa.., güneş HAK’TIR… insan varsa.., dünya HAK’TIR… aşk varsa.., gönül HAK’TIR… Fikret Turhan-Yalova, 01.12.2013
bir yağmur beklerdim kara bulutlardan ah nereden esti o amansız rüzgarlar… bir sağanak beklerdim gönül pınarlarımdan… ah nereden çıktı o...
zaman; gökte başka, suda başkaydı.. gökte ererken, sularda eriyordu…! zaman; ahirde başka, zahirde başkaydı… ahirde ölçülmezken, zahirlerde eriyordu…! zaman; bende...
güneş, içime doğmuş dünya içime sığmaz olmuştu… ayaklarım, yerden kesilmiş bulutlar altıma serilmişti… sevdan, içime dolmuş yüreğim dünyaya sığmaz olmuştu…...
deniz; kıyıda bulduğunu içine alır… içinde olanı da kıyılara bırakırdı… gönlüm; denize inat, her şeyi içinde tutardı…! Fikret Turhan-Yalova, 27.11.2013
bir küçük saksım… bir de bir avuç toprağım olsaydı yeterdi çiçeğimi ekmeye…. renklerini güneşe, kokusunu rüzgara sermeye…! bir küçük yüreğim…...
bir söz oku, yollarına var…. binlercesini oku, sen özüne var…! bir söz duy, hallerine var… binlercesini duy, sen yüreğine var…!...
sahilde; yağmur damlaları irileşir, yakın tepelerde; sudan kara karışır… doruklarda; göz gözü görmez tipilere dönerdi… aşk damlaları; gönülde birikir… gözlerde...
ben, kar tanelerine dokunmak isterdim… bedenimde erimeden o sessiz senfonilerini duymak isterdim parmak uçlarımda değercesine… bitmezcesine… kar taneleri, bana değsin...
yağmur, neleri saklıyordu damlaların içinde; bir molekül oksijen ve iki molekül hidrojenden başka… yağmur, neleri saklıyordu çiselerinin içinde; bir molekül...
anılar, aklımın köşelerinde… bir yakında…bir uzakta… zamanın esişinde savrulmakta..! fotoğraflar, gözlerimin önünde… kah uzakta…kah yakında… anıların esişinde gidip gelmekte…! anılar.....
gök; sadece üstünde değildi… hem önünde… hem de arkandaydı…! yer; sadece altında değildi… hem içinde… hem de dışındaydı…! gök ve...
gökteki maviler yağmurlara bulaştı… yağmurlar, denizlere ulaştı… denizler, göklere benzedi… gözlerin, gözlerime değdi… gök ve deniz ufkunda birleşti… gönlüm, aşk...